13 Haziran 2014 Cuma

Resim Çalışmalarım

Kumsal ve Yıldızlar
İstanbul 2014
25x50 / 35x50 Akrilik ve Sim Serbest Stil

Safari Hayali
İstanbul 2014
35x90 Akrilik

14 Mayıs 2014 Çarşamba

BU ÜLKEDE HİÇ BİR ZAMAN ÖNLEM ALINMAZ!!!
DEPREM OLUR ALLAH'TAN, GÖÇÜK OLUR ALLAH'TAN.
MÜHENDİSLİK, TEKNOLOJİ, BİLİM HER ZAMAN ŞEYTAN İŞİDİR!!!
KADINLAR OKUTULMAMALI, ERKEKLER KÖLE GİBİ ÇALIŞMALI, AÇ GÖZLÜLER HEYBESİNİ BİRAZ DAHA DOLDURMALIDIR. >>> devamı...

8 Mart 2014 Cumartesi

1 Ocak 2014 Çarşamba

Gezilerim

Yedikule Zindanları - İstanbul / 2013

İstanbul... Öyle kalabalık ve öyle yorucu bir şehir, herkes yaşam derdinde, herkes bir yerlere yetişmenin derdinde... Bir kargaşadır gidiyor. Bu şehir artık dolmuş. yer yok dediğiniz anda, İstanbul yılmıyor, doymuyor. Yeni yaşamlar, hayatlar, aşklar, tutkular, acılar biriktiriyor. Yine de bana mısın? demiyor. Öyle bir büyü ki tutulup kalıyorsunuz. Aşkıyla yanıyorsunuz. Bunalıyor daralıyorsunuz bazen sonra gözlerinizi kapatıp bir derin nefes alıyorsunuz, İstanbul'u soluyorsunuz ve bütün yaralarınız kapanıyor... Devamı >>>

29 Kasım 2013 Cuma

Hayattan Alıntılar

BU ÜLKEDE HİÇ BİR ZAMAN ÖNLEM ALINMAZ!!!
DEPREM OLUR ALLAH'TAN, GÖÇÜK OLUR ALLAH'TAN.
MÜHENDİSLİK, TEKNOLOJİ, BİLİM HER ZAMAN ŞEYTAN İŞİDİR!!!
KADINLAR OKUTULMAMALI, ERKEKLER KÖLE GİBİ ÇALIŞMALI, AÇ GÖZLÜLER HEYBESİNİ BİRAZ DAHA DOLDURMALIDIR.

EVET ÖLÜMÜ KABULLENDİK VE ÖLMEKLE TÜKENMEYECEĞİZ!!!!!
BU GÜN HALA ÇALIŞAN MADENCİLER BİR KEZ DAHA ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!
TORPİLİ OLMADIĞI İÇİN DOĞUYA GİDEN ÖĞRETMEN, DOKTOR DA ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!!
PARASI OLMADIĞI İÇİN ASKERE GİDEN GENÇ DE ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!
HER AN DEPREM OLACAĞINI BİLE BİLE YIKIK DÖKÜK EVİNDEN ÇIKAMAYAN FAKİR DE ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!
İHALEDE SİLAH TAŞIMAYAN, DAYISI OLMAYAN, MÜHENDİS, MÜTEAHHİT DE ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!!
DOĞRUYU YAZAN GAZETECİ, EYLEME GİDEN EYLEMCİ DE ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!
ÇOCUK YAŞTA GELİN OLAN KIZDA ÖLÜMÜ KABULLENDİ, TECAVÜZE UĞRAYAN, ŞİDDETE MARUZ KALANDA ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!
BU ÜLKEDE YETİMHANEYE, SIĞINMA EVİNE, MAHPUSA, HUZUR EVİNE, GENEL EVE GİRENDE ÖLÜMÜ KABULLENDİ!!!
Bu yüzden
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN DEYİNCE BAŞIMIZ SAĞ OLMAYACAK!!!

Bedava kömüre muhtaç bırakıldığını!!! bile anlamayan cahil insanlar!, 1 çuval kömürü kendine hediye edildi diye mutlu olduğu sürece, Ne YAS bitecek, ne FACİA, ne KATLİAM. Çünkü bugün hala çalışan madenciler, çalıştırılan maden ocakları var. Çünkü doymadı AÇ GÖZLÜLER!!! Bu ülkede hiç bir zaman önlem alınmaz!!! ne göçükten sonra ne depremden sonra ne de sel baskınından sonra. Fakir halktan deprem sigortası, işçi güvenliği sigortası, ölü parası, kefen parası adı altında yine vergi toplanır!!! ve bazı gerizekalılar bu vergi ile yol yapıldı sanır. UCUZ ASFALTLI ALTI BOŞ YOLLAR!!!!! Yol köye yapılmaz, dağa, bayıra yapılmaz... Reklam olsun diye en zengin ve kalabalık nüfuslu yerlere yapılır!!! Hatta öyle ki İstanbul da adım atacak yer kalmaz, tarih katledilir, doğa katledilir yerine yol yapılır ama köyünde su akmayan adam bunu alkışlar!!!
Bu olay, Ağrı ya yapılan hava alanı reklamının Antalya da bir köyde!!! çekilmesi kadar komik olsa da, biz yine duygularımıza yenik düşüp ağladık... Çünkü vicdanlıydık... saftık, temizdik ve yaşamımız boyunca da KALBİMİZİ, bastığımız yeri, hissettiğimiz canı kirletmedik!!!

http://managra.blogspot.com/2013/11/evlilik-asknz-oldurmesin-istiyorsanz.html

Evlilik Aşkınızı Öldürmesin İstiyorsanız Alışveriş Listesi Hazırlamayın

Uzun zamandır "evlilik aşkı öldürür" mü ve bir ilişki acaba nasıl ilk günkü kadar heyecanlı yaşanılabilir? gibi sorulara yanıt olacak uzun uzun bir yazı yazmaktaydım. Fakat değinilmesi gereken o kadar çok konu vardı ki... Bunu anlatabilmek için taaa dünyanın var oluşuna / var oluşumuza kadar uzanmak gerekiyordu. Bu yazıyı tamamlamak için sürekli araştırıyor, evli yada boşanmış çiftlerle sohbetler ediyor öğrendiklerimi kaydediyordum.

Ta ki bir alışveriş listesi hazırlayıp eşime "bunları alır mısın?" diye verdiğim anda aldığım cevaba kadar.
Devamı >>>

27 Kasım 2013 Çarşamba

Resim Çalışmalarım

Sayfaya ulaşmak için lütfen resme tıklayınız...
35x50 Akrilik ve sim ile Serbest Sitil
RÜZGAR
İstanbul / 2013

25 Ekim 2013 Cuma

Hayattan Alıntılar

İçinde Kaybolduğum O An
Batum'dan gün batımı ve bir küçük anı...

... zaman akıp giderken, gelişen teknoloji sayesinde içinde bulunduğumuz an ı dondurmak mümkün. fakat ne o an a geri dönebilir, nede gelecek bir anı yakalayabiliriz. bize verilen sadece "o an"... i̇şte bu yüzden fotoğraf çekmek,dilimize dolanmış basit bir deyim olsa da, aslında çok önemli, sihir gibi, büyü gibi, zamanda geçmişe yolculuk gibi.... devamı

10 Ekim 2013 Perşembe

Resim Çalışmalarım

Yapım aşamalarını ve diğer çalışmaları görmek için lütfen resme tıkayınız...
Sudaki Kadın
2013 İstanbul

9 Ekim 2013 Çarşamba

27 Nisan 2013 Cumartesi

Yağlı Boya Çalışmalarım



Fizikçi ve Makine mucidi “Ebul-iz İsmail Bin Rezzez El Cezeri” tarafından XII. Yüzyılda kazıma tekniği ile tunçtan Cizre Ulu Camii iç kapısının tokmakları olarak yapılmıştır. Sfenks ejderler badem gözlü sivri kulaklı kanatlı yaratıklara benzetilmiş ve birbirlerinin kanatlarını ısırır şekilde yapılmışlardır. Gövdeleri yılan derisine benzetilmiştir.

Ejderlerden biri Dicle diğeri Fırat nehrini ortadaki arslan başı Cizre insanını alt bölümdeki kartallar ise savaş gücünü simgeler.

Cizre Ejderleri Ulu Camii kapısında kapı tokmağı şeklinde sağlı ve sollu olmak üzere iki adet iken, Ejderlerden bir tanesi 1969 yılında Danimarka’ya kaçırılmış olup diğeri ise İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesinde sergilenmektedir. 

25 Nisan 2013 Perşembe

Hayattan Alıntılar

Ne yazık ki artık kötü şeyler hissediyorum sanki sıramız gelmiş gibi…

Eğer ölemiyorsan, yaşamaya mecbursun. “Ben uzakta durayım” demek gibi bir şansın yok. Er ya da geç…  Çin de bir kelebek, kanat çırpsa, sen rüzgârını buradan hissedeceksin. Eğer inanıyorsan, biliyorsun; tüm acılar, tüm mutluluklar eşit bir şekilde toplumlara, insanlara dağıtılmış.
Baskıyla susturuluşun sonunda, sessizce yok oluşun ilk adımları atıldı. Belkide bahar olmasına rağmen hala mutsuz oluşumuzun sebebi budur.
Her asrın büyük savaşları ve büyük kayıpları varsa eğer ve hissediyorsan dünyanın yine bir savaş kusma zamanı gelmiş. Ülken artık hazır ve mecbursun içinde olmaya…
Ne uzak yerlere kaçmak, ne dört duvar arasına kapanmak ne de gözünü yummak, kulağını tıkamak… Hiç biri çözüm değil… Sen de payına düşeni alacaksın. Şiddete sustuğun kadar sende şiddet göreceksin ve çok uzakta yaşanan o savaşlar ana haber bültenlerinde izlediğin 30 saniyelik görüntülerle kısıtlı kalmayacak ve belki de hayallerimdeki o çaresiz kadın “Yok mu bir kurtaran?” diye yalvarırken semaya,  acın belki de benim acım olacak…
Ben savaşları hep kışa yakıştırırdım oysa tarihte, en büyük savaşlar hep baharda başlar. Sebebini anlamadığın bir şekilde insanlar birbirine kin duymaya başlar. Kavgalar, düşmanlıklar, haksızlıklar ve burnuna gelir kan ile karışık barut kokusu sonra ben hiç almadım ama hissediyorum yanık insan derisinin kokusu…
Ki, artık onurunu kaybetti savaşlar ve bir kadın için savaşıldığında kutsaldı aslında. Şimdi ise savaşın adı “KATLİAM” güçlü gücünün yettiğine zulüm eder, acırsan sende ölürsün ve artık haklı olmak, inançlı olmak bir savaşı kazandırmaz. Artık kapitalizmin sözü geçer ve paran kadar kazanırsın. Paran yoksa sadece bir piyon ve kıyıda kalmış bir figüransın…
Hissettiğin bu huzursuzluk kendi kendine sorular sorduracak; “Değer mi?” “Devam etmeye değer mi? Kazanmaya değer mi? Çocuk yapmaya değer mi? Ev almaya değer mi? Yaşamaya değer mi?” Bilmiyorum değiyor demek ki, bu yüzden sürekli izliyoruz, kucağında çocuğu ile ağlayan anne ya da açlıktan öleceğini bile bile doğurulan bir başka çocuk, ya da işkence görmüş bir başka adam, yada savaşan çocuklar. Sanki bir fırıncının her sabah dükkânını açıp ekmek yapması ne kadar normalse birilerinin de öyle olması gerekiyor gibi… Ve sonrada başka birileri izlemeli onları uzaktan içi acımalı ama bir şey de yapmamalı???
Gerçek yok oluşa kadar bu böyle devam etmeli… Ne yazık ki artık kötü şeyler hissediyorum sanki sıramız gelmiş gibi…
24.4.13


10 Nisan 2013 Çarşamba

Hayattan Alıntılar


Bir Yorum Yazısı TC

Şu an Suriye de Müslümanlar birbirini katlediyor. Bu Dünya nın umurunda mı sanıyorsunuz?Müslümanlar zahmetsizce birbirini yok ediyorken siz bu ülkeyi bölmek istiyorsunuz.
Devlet olmak adına tarihte hiç bir deneyiminiz olmamasına rağmen bir KÜRDİSTAN kurmak istiyorsunuz, bunu başardığınızda ABD ve İsrail e KUL olmuş olacaksınız. Çünkü sizi onlar destekliyor. Bedavaya mı? Onlar size özgürlük verir mi sanıyorsunuz? Yapmak istediğiniz bölünmenin amacı ABD nin " PARÇALA VE YOK ET" politikasının sonucudur. Hepimiz kandırılıyoruz.
ABD ile anlaşıp bu vatanı kendi çıkarları için satan hainler, bu ğlkenin sahte liderleri, TÜRK ULUSU bu senaryoları tarihin başından beri biliyor.
Bu işin sonunda elinizde kalan tek şey daha fazla kan dökmek ve kendi özgürlüğünüzü satmaktır, inançlarınız ile beraber kendi ananızı, bacınızı kendi ellerinizle ABD - İsrail askerinin altına vermekten başka bir şey değildir. Bunu yakın geçmiş de Afganistan ve Irak da gördük.
Siz son bir yıl içinde Afganistan dan bir haber aldınız mı? Orada bir yıl içinde ne kadar çocuk doğdu biliyor musunuz? Ne kadarı Afgan biliyor musunuz? Afgan halkının soyu kırıldı. Ya bizim sonumuz? Kürtlerin ve Türklerin sonu? Hemde birbirimize bu kadar kaynaşmış, kemiklenmişken...
Ne olduğunu bilmeden girdiğiniz bu mücadele TÜRK MİLLETİNE tarihte bir yeni sayfa daha açacak Allah ın izniyle. Çünkü biz SAVAŞ mıyoruz, değerlerimiz uğruna ÖLÜYORUZ. Siz savaşmayı biliyor musunuz? Haince tuzaklar mı kurarsınız yoksa? Yoksa savaşmayı bilmediğiniz için mi yıllardır ekmeğini yediğiniz yuvanızı satıyorsunuz? Yakında o yuvada olmayacak elinizde. Size sunulan sadece boş vaadler.
Yeni Türk nesli? ve Kürt nesli siz böyle man kafa oldukça bu hayat size acı acı daha çok şey öğretecek.
Bu gidişe son vermek bizlerin elinde. Nede olsa hepimiz hala özgürüz.


22 Mart 2013 Cuma

Yağlı Boya Resimlerim

Çorlu Resim Yarışmasına Göndereceğim Resim


Sayfaya ulaşmak için lütfen resme tıklayınız...

11 Mart 2013 Pazartesi

Oylarınızı bekliyorum

http://www.tilkikitap.com/siir/4782/ben-seni-kurtce-sevdim-henuz-mesrulasmamis-dilinle-sevdim

(Bir şiir yarışmasına katıldım ve bu linke tıklayarak, çok kısa bir üyelik işleminden sonra bana oy atarsanız çok sevinirim.)

Hayattan Alıntılar





Haklısınız, fakat bu danışıklı dövüş, herkes farkında. Bu ayrımcılığında mazisi 30 yıl değil tarih boyunca süregelen bir itilmişlik var o bölgede. Afrikalı kabileleri bile kabul etmişiz ama belki renkleri değil ama şiveleri farklı, töreleri farklı bir şekilde kabul görmemişler tarihimizde. Neden? İşte bu nedeni başka ülkeler çok çabuk fark etmiş ve bize kanayan bir yara açmışlar. İçine de çıbanlı bir kurt salmışlar. Keşke o zamanın liderleri ta o vakit "Durun" diyebilseydi onlara "Biz bu vatan için hep beraber mücadele ettik, kız aldık, kız verdik" diyebilseydi. Onlar yolsuzluklarla!? Mücadele ederken, ne yazık ki korkuyla silahlı savunmaya geçilmiş, olan oradaki köylüye olmuş. İki uçurum arasında kalmışlar ve çoğu köye hala kendi köylüleri akşam 18:00'den sonra giremiyor / çıkamıyor oysa kendi evi kendi toprağı. Girişte PKK, çıkışta asker var Cehalet, işsizlik derken yaradan kan akmaya devam etmiş. Bizim şehidimiz çok - orada dağa kaçırılan evlat çok - ölen çok çatışmalardan onlarda o toprakların çocukları oysa sonra oradan kaçıp burada işkence gören de çok bu yaralar elbette unutulmayacak her iki tarafta da ağır izler var. Can kaybını geçelim, peygamberler diyarı, en eski medeniyetlerin toprağı bizim milli servetimiz olan bu bölgede ne bir tarihi eser kaldı, nede bir iz hepsi ama hepsi yurt dışında, çayına bile petrolün kokusu sinen bu topraklarda hiç bir yatırım yapılamadı. Zaten; iklimi sert, yaşaması zordur.Gidilip gelinemedi. Ama elalemin Amerikalısı nasıl oluyorsa avucunun içi gibi biliyor o bölgeyi yer altından akan nehri, su yatakların,ı petrolü, harabeleri, ulu caminin kapı tokmağı Cizre ejderlerini, hepsini biliyorlar ve hiç biri yok. Oysa ne tarihini öğrettiler bize ne coğrafyasını oranın ve nefretle büyüdük o insanlardan. Çünkü aldığımız eğitimle özgür irademizi yok ettiler. Düşünürleri, aydınları yok ettiler. Araştırmacıları yok ettiler. Siz Jeoloji okuyup da kendi işini yapan birini gördünüz mü? O yıllarda özellikle. İşte biz bu kadar aptal bir milletiz. Bende bu adamdan nefret ediyorum ve evet haklısını dediklerinizde yazdıklarınızda ama bir 30 yıl daha kaybetmeye değer mi? O adam o kadar ah aldıysa zaten HEM DOĞUDAKİ ANNELERDEN HEM BATIDAKİ ANNELERDEN vardır onunda bir hesabı. Bazen içiniz el vermese de kabul etme ve beklemek en iyisi. Çünkü bu danışıklı dövüş istenen gibi oynanırsa ki istenen APO'nun çıkması ki haritada yok ama KÜRDİSTAN adı altında pasaportu olan insanlar ve bağlı oldukları bir ülke ne yazık ki var. Yani varlar hocam artık neyse takdir razı olmak gerekir...








Bir erkeğe, bir aileye, bir mezhebe, bir cemiyete ait olmamak...
 
Sadece kendine ait olmak, kalan sayılı zamanı değerlendirmek için yine de gidecek bir yol aramak.

Yolumu bulmak için bir istikamet lazım fakat karar veremiyorum.

O kadar kolay değil ama zengin bir koca bulsam, sunni olsa. Altımda land rover, gözümde rayban gözlük. Tekbir, Armine, Kayra, Aker, Vakko dan giyinsem, namazda kılsam, oruçda tutsam, çocukda yapsam. Ak parti kadınlar koluna üye olsam. Sürekli evime gelip kur-an okusalar. Hobi kurslarına falan gitsem. Yani hem zengin olsam hemde ibadetimi yapsam. Bu hayatta da cennet, öbür tarafta da cennet ohhh ne güzel. Çoook kıskanıyorum onları, sanki gerçekten cennete onlar gidecek ben yine sivri topuklu ayakkabılarım ayağımda, öylece onlara bakacağım gibi geliyor. Ama ne yapim insan açken, çalışma derdine düşmüşken ibadet bile edemiyor. Kendime acıyorum.

Yada göğsüme CHP nin rozetini taksam. Sosyalist kominist falan olsam. Sürekli arkadaş ortamları, cafelerde toplansam, sigara içsem, akşamları bira işsem. Ayyy biz çok moderniz diyebileceğim bir kocam olsa. Oda içse. Alevi olsa. Yada onlar gibi dul ama kemalist, özgür bir kadın olsam. Yüzüm kararsa, suratım asılsa, sürekli kadın haklarını savunsam. Hayvan haklarını savunsam. Yürüyüşe katılsam, biber gazı yesem. Olsun ben yaşıyorum ve mensup olduğum, savunduğum görüşlerim, inançlarım için mücadele ediyorum!? desem. Yaşlandığımda da hala makyaj yapıp, saçlarımı patlıcan moruna boyatıp kısaca kestirsem. Hobi kurslarına falan gitsem. Çok kitap okumuş olsam, gençleri hep eleştirsem. İki çocuğum olsa biri öğretmen olsa birini de zor bela yurt dışında okutuyorum olsa... Vuuuuuuuu çok zor çok meşagatli bir yol.

Yada, bir ailem olsaydı ama normal!? Aptal, saf bir kız olsam. Pembe rengi çok sevsem. Tek derdim markalar ve dedikodu programları olsa. Evlilik programlarını izlesem. Sabah başlasam temizlik yapmaya taaa akşama kadar sürse ve akşamda oturup bir dizi izlesem. Çay içip, çekirdek çitlesem. Cumhurbaşkanının adını bile bilmesem. Matematikten hiç anlamasam. Salı pazarlarına ve ev oturmalarına gitsem. Akşam saat sekizde evde olmazsam azar işitsem. Ara sıra biriyle çıkar gibi olsam. Arabeks müzik dinlesem. Sonra görücü gelse evlensem, belime kırmızı kurdele bağlasalar. Hemen çocuk yapsam, kilo alsam. Sabah kalkıp temizlik, çocukları okula gönder, herifi işe yolla aç tv yi arada diğer koca karılarla parka gidip belediyenin koyduğu fitness aletlerini kullansam. Günlere katılsam. Hobi kurslarına falan gitsem. Hep akşama yemek yapmam gerekse. Offff yaaa hayatımı başkalarını yaşatmak için yaşamak moduna çevirmek de iyi bir yol değil.

Ne yapcam? Böylede olmuyor.

Kafana göre yaşa yaşa nereye kadar. Sev, aşık ol, terk et, terk edil. Kendini geliştir, oku, araştır, resim yap, spor yap, çalşkan ol. Hep etrafında sana hayran birileri olsun, kimisi asılsın, kimisi kıskansın. İşe gir, çık. Şehir değiştir. Hep oradan oraya göç et. Kimseye hesap verme. Ailen yok. Arkadaşlarının hepsini derecelendir. Ölç biç. Kendini kullandırma. Kira öde, fatura öde. Bozulan şeyleri yapmayı öğren. Ekstra işlere git. Her zaman bakımlı ol, güzel giyin. Makyajsız dolaşma. Günah işle, tövbe et. Tövbe et, sonra günah işle. Ticareti bil, muhasebe bil, kurslara katıl. Yazı yaz, resim yap. Kendi içine doğru yolculuklara çık. Her zaman güçlü görün. Hata yapmaya, eleştirilmeye, dedikodu konusu olmaya ve başına gelebilecek herşeye hazırlıklı ol. Çok para kazanmak iste. Gelecek korkusu yaşa sürekli. Bazen hormonların tavan yapsın çocuk yapmak iste, sonra haberleri izle ve ben bu dünya ya çocuk getirmek istemiyorum de. Sonra yalnızlığınla mutlu olmayı öğren... Sonrada öl!?

Bu mudur yani?

Yağlı Boya Çalışmalarım

Sayfaya ulaşmak için lütfen resme tıklayınız...

17 Nisan 2012 Salı

Hosuma Gitti

Nürnberg de büyük tarihi tren garinin icinde kalkis saatimin gelmesi icin turlarken, kücük bir dukkanda bir bayanin sattigi el yapimi canta :D

Ne yazikki Nürnberg de kaldigi sürece o kadar cok gelip gectigimiz tren istasyonun arka sokaklarinda bu tip el sanatlari cok meshurmus ve benim bundan haberim yoktu dönus yolculugunda ögrendim ve cok üzüldüm. Cünkü Alman bayalanlarda el sanatlari özellikle bahce süsleme gibi mimari konularda uzmanlar...

10 Nisan 2012 Salı

Fikrim Geldi

Ustüne boya sicrayan beyaz t short u mü boya lekelerinin oldugu yerleri bu sekilde keserek yenibir tarz ve yeni bir t short yaptim : ) Kollarina ve belin yanlarina da yirtmac yapip kucuk dugumler atarak t short um fanila gorunumunden tamammen kurtuldu :)

23 Mart 2012 Cuma

Fikrim Geldi

Tesekkürederim Mutfak Menusu bana verdigin fikirle tatlimi yaptim, afiyetle yedim. Tam bir tatli icadi, gercekten cok guzel oldu. Once denemek icin kucuk borcam da az ekmek kullandim fakat bitip de tadina bakinca himmm mmm tadi etimek tatlisinin tadindan farksiz oldu. Yarin kalan ekmekleride yapacagim.

Ekmekleri ince ince dilip, yag - su katmadan tavada pembelesene kadar kizarttim. Firinda da olur. Ekmekler iyice kurudu, sonra ayni etimek tatlisinin serbeti gibi ekmegime gore seker, süt ve bir kasik un ile serbetini yapip sicak sicak borcama dizdigim ekmek dilimlerinin ütüne döktüm. Sogudugunda ise gercekten tatli krizimi bastiracak pratik bir tatli yapmis oldum. Adinida "Hizir Acil Tatlisi" koydum :D


19 Şubat 2012 Pazar

Gidilmesi mümkün olmayan yerler...


Tristan da Cunha
Atlantik Okyanusu’nun güneyinde yer alan ada kümesi Tristan da Cunha, dünyanın ulaşılması en zor yeri kabul ediliyor...
(Sayfaya ulaşmak için lütfen resme yada buraya tıklayınız)

17 Şubat 2012 Cuma

Yeniden Keşfediyorum


Gidilmesi en zor yerler, ömrü hayatta mutlaka görülmesi gereken yerler, Dünya’nın en tehlikeli, en güvenli, en zengin, en fakir, en ilginç yerleri bu sayfada...

5 Şubat 2012 Pazar

Bu kış sezonu en çok kullandığım mor sırt çantamla uyumlu olması için yaptığım mor şapka ve eldiven takımım. Şapkanın en büyük özelliği ise gördüğünüz gibi atkı şapkaya birleşik :) Böylece alel acele ve hızlı yaşayanlar ve benim gibi çok seyahat edenlerin arabadan inerken yaşadığı "Atkım nerede, Şapkam nerede? Ay acaba nasıl durdu?" gibi sıkıntılardan kurtuluyorsunuz...