11 Mart 2013 Pazartesi

Hayattan Alıntılar





Haklısınız, fakat bu danışıklı dövüş, herkes farkında. Bu ayrımcılığında mazisi 30 yıl değil tarih boyunca süregelen bir itilmişlik var o bölgede. Afrikalı kabileleri bile kabul etmişiz ama belki renkleri değil ama şiveleri farklı, töreleri farklı bir şekilde kabul görmemişler tarihimizde. Neden? İşte bu nedeni başka ülkeler çok çabuk fark etmiş ve bize kanayan bir yara açmışlar. İçine de çıbanlı bir kurt salmışlar. Keşke o zamanın liderleri ta o vakit "Durun" diyebilseydi onlara "Biz bu vatan için hep beraber mücadele ettik, kız aldık, kız verdik" diyebilseydi. Onlar yolsuzluklarla!? Mücadele ederken, ne yazık ki korkuyla silahlı savunmaya geçilmiş, olan oradaki köylüye olmuş. İki uçurum arasında kalmışlar ve çoğu köye hala kendi köylüleri akşam 18:00'den sonra giremiyor / çıkamıyor oysa kendi evi kendi toprağı. Girişte PKK, çıkışta asker var Cehalet, işsizlik derken yaradan kan akmaya devam etmiş. Bizim şehidimiz çok - orada dağa kaçırılan evlat çok - ölen çok çatışmalardan onlarda o toprakların çocukları oysa sonra oradan kaçıp burada işkence gören de çok bu yaralar elbette unutulmayacak her iki tarafta da ağır izler var. Can kaybını geçelim, peygamberler diyarı, en eski medeniyetlerin toprağı bizim milli servetimiz olan bu bölgede ne bir tarihi eser kaldı, nede bir iz hepsi ama hepsi yurt dışında, çayına bile petrolün kokusu sinen bu topraklarda hiç bir yatırım yapılamadı. Zaten; iklimi sert, yaşaması zordur.Gidilip gelinemedi. Ama elalemin Amerikalısı nasıl oluyorsa avucunun içi gibi biliyor o bölgeyi yer altından akan nehri, su yatakların,ı petrolü, harabeleri, ulu caminin kapı tokmağı Cizre ejderlerini, hepsini biliyorlar ve hiç biri yok. Oysa ne tarihini öğrettiler bize ne coğrafyasını oranın ve nefretle büyüdük o insanlardan. Çünkü aldığımız eğitimle özgür irademizi yok ettiler. Düşünürleri, aydınları yok ettiler. Araştırmacıları yok ettiler. Siz Jeoloji okuyup da kendi işini yapan birini gördünüz mü? O yıllarda özellikle. İşte biz bu kadar aptal bir milletiz. Bende bu adamdan nefret ediyorum ve evet haklısını dediklerinizde yazdıklarınızda ama bir 30 yıl daha kaybetmeye değer mi? O adam o kadar ah aldıysa zaten HEM DOĞUDAKİ ANNELERDEN HEM BATIDAKİ ANNELERDEN vardır onunda bir hesabı. Bazen içiniz el vermese de kabul etme ve beklemek en iyisi. Çünkü bu danışıklı dövüş istenen gibi oynanırsa ki istenen APO'nun çıkması ki haritada yok ama KÜRDİSTAN adı altında pasaportu olan insanlar ve bağlı oldukları bir ülke ne yazık ki var. Yani varlar hocam artık neyse takdir razı olmak gerekir...








Bir erkeğe, bir aileye, bir mezhebe, bir cemiyete ait olmamak...
 
Sadece kendine ait olmak, kalan sayılı zamanı değerlendirmek için yine de gidecek bir yol aramak.

Yolumu bulmak için bir istikamet lazım fakat karar veremiyorum.

O kadar kolay değil ama zengin bir koca bulsam, sunni olsa. Altımda land rover, gözümde rayban gözlük. Tekbir, Armine, Kayra, Aker, Vakko dan giyinsem, namazda kılsam, oruçda tutsam, çocukda yapsam. Ak parti kadınlar koluna üye olsam. Sürekli evime gelip kur-an okusalar. Hobi kurslarına falan gitsem. Yani hem zengin olsam hemde ibadetimi yapsam. Bu hayatta da cennet, öbür tarafta da cennet ohhh ne güzel. Çoook kıskanıyorum onları, sanki gerçekten cennete onlar gidecek ben yine sivri topuklu ayakkabılarım ayağımda, öylece onlara bakacağım gibi geliyor. Ama ne yapim insan açken, çalışma derdine düşmüşken ibadet bile edemiyor. Kendime acıyorum.

Yada göğsüme CHP nin rozetini taksam. Sosyalist kominist falan olsam. Sürekli arkadaş ortamları, cafelerde toplansam, sigara içsem, akşamları bira işsem. Ayyy biz çok moderniz diyebileceğim bir kocam olsa. Oda içse. Alevi olsa. Yada onlar gibi dul ama kemalist, özgür bir kadın olsam. Yüzüm kararsa, suratım asılsa, sürekli kadın haklarını savunsam. Hayvan haklarını savunsam. Yürüyüşe katılsam, biber gazı yesem. Olsun ben yaşıyorum ve mensup olduğum, savunduğum görüşlerim, inançlarım için mücadele ediyorum!? desem. Yaşlandığımda da hala makyaj yapıp, saçlarımı patlıcan moruna boyatıp kısaca kestirsem. Hobi kurslarına falan gitsem. Çok kitap okumuş olsam, gençleri hep eleştirsem. İki çocuğum olsa biri öğretmen olsa birini de zor bela yurt dışında okutuyorum olsa... Vuuuuuuuu çok zor çok meşagatli bir yol.

Yada, bir ailem olsaydı ama normal!? Aptal, saf bir kız olsam. Pembe rengi çok sevsem. Tek derdim markalar ve dedikodu programları olsa. Evlilik programlarını izlesem. Sabah başlasam temizlik yapmaya taaa akşama kadar sürse ve akşamda oturup bir dizi izlesem. Çay içip, çekirdek çitlesem. Cumhurbaşkanının adını bile bilmesem. Matematikten hiç anlamasam. Salı pazarlarına ve ev oturmalarına gitsem. Akşam saat sekizde evde olmazsam azar işitsem. Ara sıra biriyle çıkar gibi olsam. Arabeks müzik dinlesem. Sonra görücü gelse evlensem, belime kırmızı kurdele bağlasalar. Hemen çocuk yapsam, kilo alsam. Sabah kalkıp temizlik, çocukları okula gönder, herifi işe yolla aç tv yi arada diğer koca karılarla parka gidip belediyenin koyduğu fitness aletlerini kullansam. Günlere katılsam. Hobi kurslarına falan gitsem. Hep akşama yemek yapmam gerekse. Offff yaaa hayatımı başkalarını yaşatmak için yaşamak moduna çevirmek de iyi bir yol değil.

Ne yapcam? Böylede olmuyor.

Kafana göre yaşa yaşa nereye kadar. Sev, aşık ol, terk et, terk edil. Kendini geliştir, oku, araştır, resim yap, spor yap, çalşkan ol. Hep etrafında sana hayran birileri olsun, kimisi asılsın, kimisi kıskansın. İşe gir, çık. Şehir değiştir. Hep oradan oraya göç et. Kimseye hesap verme. Ailen yok. Arkadaşlarının hepsini derecelendir. Ölç biç. Kendini kullandırma. Kira öde, fatura öde. Bozulan şeyleri yapmayı öğren. Ekstra işlere git. Her zaman bakımlı ol, güzel giyin. Makyajsız dolaşma. Günah işle, tövbe et. Tövbe et, sonra günah işle. Ticareti bil, muhasebe bil, kurslara katıl. Yazı yaz, resim yap. Kendi içine doğru yolculuklara çık. Her zaman güçlü görün. Hata yapmaya, eleştirilmeye, dedikodu konusu olmaya ve başına gelebilecek herşeye hazırlıklı ol. Çok para kazanmak iste. Gelecek korkusu yaşa sürekli. Bazen hormonların tavan yapsın çocuk yapmak iste, sonra haberleri izle ve ben bu dünya ya çocuk getirmek istemiyorum de. Sonra yalnızlığınla mutlu olmayı öğren... Sonrada öl!?

Bu mudur yani?